HaberlerGÜNCELKonuk Yazarlar

Korucular Devlet Güvencesi İstiyor       

Korucular Devlet Güvencesi İstiyor

Türkiye’de faaliyet gösteren Marksist, Leninist, Komünist ve kürtçü onlarca terör örgütü 12 Eylül 1980 ihtilaliyle birlikte şehir merkezlerinden kırsala çekilmişti.

Dağlık kesimlerde yuvalanan bu terör örgütleri bölgenin coğrafi yapısına hakim olmaları sayesinde diledikleri zaman kamufle oluyor, diledikleri zaman ortaya çıkıyorlardı.

Kolluk kuvvetlerimiz bölgeye teröristler kadar hâkim değildi ve teknolojik imkânlar da son derece kısıtlıydı.

Halbuki teröristlerle mücadele edebilmek için bölgeyi en az onlar kadar iyi tanımak gerekiyordu.

Dağların yapısını, mağaraların yerini, tünellerin çıkış ağızlarını, patika yolları, pusu atılabilecek noktaları ve teröristlerin sığınabileceği hain kucakları iyi bilen personele ihtiyaç vardı.

İşte bu ihtiyaç koruculuk sistemi ile karşılandı. Zaman içinde Güvenlik Koruculuğu adını alacak olan sistem 26 Mart 1985 tarihinde kanunlaşarak hayata geçirildi.

Halihazırda; Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kahramanmaraş, Kars, Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Osmaniye, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van olmak üzere toplam 26 ilde görev yapan Güvenlik Korucuları görev yaptıkları illerde federasyon Türkiye genelinde ise Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu çatısı altında bir araya geliyor.

Kuruluşundan bu yana geçen 39 yılda, terörle mücadelede 1.834 kahramanını şehit veren Güvenlik Korucularının, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan veya bazı uzuvlarını kaybeden 2.800 gazisi var.

Buna karşılık, aktif çalışan personel asgari ücret yani 17 bin lira maaş alıyor, şehadet şerbetini içmeden emekliliğe hak kazananlar ise 10 bin lira maaş alıyor… Evet, yanlış okumadınız böylesi kutsal bir göreve layık görülen maaş asgari ücret!

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Söz konusu vatan ise, gerisi teferruattır” sözünü emir kabul ederek, bölgenin coğrafi, politik ve feodal yapısının bütün zorluklarına göğüs germek suretiyle terörle mücadeleye devam eden Güvenlik Korucuları bu görevlerinden dolayı sadece şahıslarının değil bütün aileleriyle birlikte terör örgütlerinin hedefine konulmuş olmalarından dolayı ne korku, ne de pişmanlık duymazlar… Ancak ve ancak şeref duyarlar!

Terörle mücadelenin etkin bir şekilde devam edebilmesi için gerekli bir yapı olan Güvenlik Korucuları yıllardan beri ihmal edilen, göz ardı edilen, yok sayılan mali ve özlük haklarını istiyor:

Bütün Güvenlik Korucularının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabii olması,

Özlük haklarının 4 A kadroya göre düzenlenmesi,

Personel arasındaki kademe derece farkının eğitim düzeyine göre güncellenmesi,

3600 ek gösterge verilmesi,

Yan ödemelerin verilmesi,

Özel Hizmet Tazminatının verilmesi,

En düşük personel maaşının 38 bin 500 lira,

Lisans mezunu personel maaşının 40 bin lira olması,

Nöbetlere giderken servis aracı verilmesi,

Emeklilik ikramiyesi verilmesi,

Emekli personele asgari ücret düzeyinde maaş verilmesi,

Görev (iaşe) günlük (24 saat için) 650 gösterge üzerinden 494 lira olarak ödenmesi,

Yol ücretinin 650 gösterge rakamının para karşılığının yüzde 3 oranında verilmesi,

Şu anda 225 gösterge üzerinden verilen operasyon günlük ücretinin 700 göstergeye yükseltilerek 532 lira terör tazminatı ödenmesi,

15 yıllık hizmetten sonra 50 yaşına gelmiş olan personele isteğe bağlı emeklilik hakkının verilmesi,

Emeklilik için gerekli olan 55 yaş zorunluluğuna devam edilmesi,

Emekli personelin kadrosunun bir oğluna (şartları uygunsa) verilmesi,

Güncel bir Güvenlik Korucusu kanunu çıkarılarak bütün hakların güvence altına alınması…

Geçtiğimiz ay Konfederasyon tarafından İçişleri Bakanlığına iletilen bu sorunların çözümü, bölgede devletin gücünü, vefasını, büyüklüğünü gösterecektir.

Neticede Güvenlik Korucuları fazlasını değil, sadece hakkı olanı istiyor!

 

İmam Hüseyin SAVAŞ

30.01.2024 / AYDIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir