HaberlerGÜNCELKonuk Yazarlar

YÖRÜKLER

YÖRÜKLER

Yörük toylarının, yörük şenliklerinin, yörük şölenlerinin tarihleri açıklandıkça içime bir sevinç kaplar. Bu sevinç, bu etkinliklere gidecek olmamın yanında, bu etkinliklerde, bu şölenlerde kültürümüzün yaşatılacak olmasındandır.

Günler önceden bu şölenlere, toylara, şenliklere hazırlık yaparım; fotoğraf makinemi, video kayıt makinemi hazırlar, yedek şarjlar, kablolar vb.ni çantama koyarım.

Bu şölenlerde bana gereken değer verilsin ya da verilmesin oradaki güzellikleri fotoğraflayarak, video çekerek değişik sayfalarda yayınlar veya kendi profilimde insanlara aktarmaya çalışırım.

Çektiğim görüntüleri, videoları ayırım yapmadan yayınlarım. Paylaştıklarımın altına ilgili kişiler teşekkür yazmasa bile alınmam,sadece kendi kabıma çekilirim ve  onlardan uzak durarak tepkimi koyarım.

Bu etkinliklerde kültürümüzün yaşatılması sevindirici olurken aynı il veya ilçe içinde ikinci hatta üçüncü derneklerin kurularak bölünüp parçalanılması üzücü olmaktadır çünkü kaybeden yörükler ve kültür olmaktadır.Bence bu durumdaki dernekler -haddime aşarak yazıyorum- bu durumu gözden geçirerek birleşme,kenetlenme yoluna gitmelidirler.

Diğer bir durum, yörükler ile ilgili yapılan şölenlerde, şölenlerin sadece türkü söylemek ve oynamaktan ibaret olduğu izlenimi uyandırması bence insanları rahatsız etmektedir.Bu şölenlerde yörük gelenek ve görenekleri yaşatılmalıdır. Yaşatan, yaşayan, yaşatmaya çalışan dernekler var hatta tüm dernekler bu konuda bir şeyler yapmaya çalışıyorlar,hepsini kutluyorum ama eksiklikleri de dikkate almalarını öneriyorum. Bu şölenlerde yörük kültürünü anlatan konuşmalar yapılmalıdır, tanıtımlar yapılmalıdır. Kirmen, yapağı, kepenek, çadır vb. tanıtılmalı; koyunlara ve keçilere verilen isimler anlatılmalıdır.Bunun yanında değişik yarışmalar yapılmalıdır. Hacıkurtlar yörük toyunda yapıldığı gibi ok atma, odun kırma , yumurta taşıma yarışmaları vb. yapılmalıdır.Yörük şölenlerinde her şeyden önemlisi mutlaka ve mutlaka “Yörük Göçü” düzenlenmeli ve canlandırılmadır. Bu göç, düzenlenmiş olmak için düzenlenmemelidir. Eşeklere, atlara hatta develere yükler sarılmalı, yatak yorgan sarılmalı, heybe asılarak heybenin bir gözüne çocuk, bir gözüne oğlak veya kuzu katılarak tam bir yörük göçü canlandırılmalıdır. İşte o zaman, bu kültürü gören yeni nesil gelecekte bu kültürü yaşatmak için çaba gösterecek ve kültürüne sahip çıkacaktır.

Yoksa çalgı çalsın, herkes çıksın oynasın bence yörük kültürü sadece bundan ibaret değildir.Oynamak tabii ki herkesin hakkı, onlar da yaşatılmalıdır.Bu şölenlerde mutlaka yörük düğünleri canlandırılmalıdır. Çağırgan’da gelin alma, gelin dolaştırma töreni oldu; yörük kültürünün bir bölümü orada çok iyi yaşatıldı.

Bu etkinliklerde yörük yemekleri verilmeli ve kesinlikle somun ekmeği verilmemelidir, Yörük yemeklerinin yanında darı ekmeği, mayalı ekmek veya yufka verilmeli ki geçmişteki ekmek kültürünü de yaşatabilelim.

Acıpayam Eşeler’de kazanlarda yörük yemekleri kaynadı, oranın o bölümü çok güzeldi. Milas’ta yörük göçü çok güzeldi ayrıca eskiden kullanılan alet edevatın sergilenmesi de güzeldi. Yahşiler’de çadırların kurulması, yayıkta ayran yapılması çok güzeldi.Buldan’da gelen misafirlerin karşılanması, cirit atma,yayık dövme ve kirmen tanıtma gösterileri çok çok güzeldi. Hasanpaşa’daki ve Çal’daki sudan koyun atlatma,koyunu sudan geçirme etkinlikleri de süperdi. Geçen sene Serinhisar’da verilen yörük pilavı çok güzeldi ayrıca yörük göçüne yetişemedim ama çok güzel olduğu söyleniyordu.Kısacası bu şölenlerde yörük adetleri yaşatılmalı, tanıtılmalı ve anlatılmalıdır ancak o zaman geleceğe bir şeyler bırakabiliriz.Her şeyden önemlisi buraya gelen misafirleri karşılayan yüzler gülmeli ve anlayışlı olmalıdır.

Bunun yanında Yörük Obalarımız programının yapımcısı Ramazan Kıvrak üstadın yaptığı gibi yörük kıyafetleri giyilmeli, yün çorabın,çarığın ne olduğu anlatılmalıdır. Yörük bacılarımız da yörük kıyafetleri giyilmeli ve en azından o gün o kültürü yaşatmalıdırlar.Çağırgan’da Ayşe Oytun Özden hocamın canlandırdığı yörük gelini hafızalarda iz bırakmıştır.

Bana soracak olursanız, haddim olmayarak tekrar söylüyorum, yörükler birlikte hareket etmeliler ve her il veya ilçede tek dernek altında birleşmelidirler. Kırgınlıklar bir kenara bırakılıp kucaklaşılmalıdır; bunun en güzel örneğini Çağırgan’da gördük.Belki de orada birbirleriyle küs olan kişiler vardı ama birlik ve beraberlik içinde çok güzel bir etkinlik yaptılar ve yörük yemeklerini yaparak dağıttılar. Orada gerçekleştirilen yörük göçünü yaşamanızı isterdim.

Bu yörük şölenlerinde duyduğum,kulak misafiri olduğum bir konuyu da sizlerle paylaşmak istiyorum.Yörenin sanatçılarına yer verilmemesi,yörük sanatçılar dışında sanatçılar getirilmesi insanları rahatsız etmektedir;sanata, sanatçılara saygımız sonsuz ama önce kültürün içinden çıkmış sanatçıların tercih edilmesi yerinde olur düşüncesindeyim.

Yörüklerin parçalanması beni rahatsız ettiği için bir şiir yazmıştım; o şiiri sizlerle paylaşıyorum umarım beni yanlış anlamadınız ve hak vereceksiniz.Ben kendimce yörük kültürüne elimden geldiğince katkı yapmaya çalışıyorum. Yörüklerle ilgili birçok şiirler,  yazılar yazdım.

Çağırgan’da Yazarbir üyeleri olarak yörükçe şiirler okuduk ve orada yörük şairimiz Aşık Musa Soyuçok’a destek olduk. “Yörüklerin Bağrından” isimli kitabının imza gününe katıldık.Burada bize ev sahipliği yapan dernek başkanı Yahya Konyalı’ya, muhtar Ramazan Araycı’ya ve tüm Çağırganlılara teşekkür ederim.Ayrıca burada  bizim etkinliğimizin olduğu bölümde bizi kırmayarak sahne alan Mehmet Dağal hocama,Sipsi sanatçısı Beyağaçlı Halime Özke teyzeye,oyunuyla eşlik eden Hümayun Ermek teyzeye ve sanatçı Duygu Çivril Yılmaz’a sonsuz teşekkürler.

Yörüklerle ilgili türkü de yaptım.Selam Olsun Yörüklere” ,”Yörük Kızı” gibi türküler yaptım. Selam Olsun Yörüklere” isimli türküyü. yine bir yörük kızı olan Neslihan Yılmaz Ören televizyonda okudu hatta bu türküyü birlikte yaptık.Yörük Kızı isimli türküm Tavas Belediyesi’nin yaptırdığı Tavas Türküleri isimli albümde yer aldı.

Şunu unutmayalım, yörük gelenek ve göreneklerine sahip çıkmak kültürümüze sahip çıkmaktır; kültürümüze sahip çıkmak Atatürk’ün yolunda gitmektir. Goca Yörük Atatürk, “Arkadaşlar! Gidip Toros Dağları’na bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.”diyerek yörüklere verdiği önemi belirtmiştir.

Haydi yörükler, el ele verelim, gelecek seneki etkinliklerde, şölenlerde bir ve beraber olalım.

Yörük kültürüne sahip çıkan,yaşatan,emeği geçen herkese selam olsun.Yazımda eksiklikler,yanlışlıklar olabilir,bunun için de herkesten özür dilerim.

Hoşça ve dostça kalın ama özünüzü kaybetmeden yörük gibi kalın.

MUHAMMET KAHRAMAN / DENİZLİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir